ilk iki sezonu fena olmamakla birlikte 3. sezonu özellikle senaryo açısından oldukça kötüdür. pek çok kopukluk o sezonlarda da vardı. fakat 3. sezon’da sezon bitti, hala amaç ne, niye bu kadar geriliyorlar anlaşılmadı. dönem dizisi olarak iyi, seyredince pişman olunacak bir dizi değil. ama biraz eşeleyince saçma nokta çok.

mesela 3. sezonda derin devlet tipi bi organizasyon var ve bunlar sscb ile ingiltere’nin arasını bozmaya çalışıyorlar. bunun için de bi ingiliz treni patlatıp ruslara yıkmak istiyorlar ve bunu da shelby’lerden istiyorlar. ama bu arada işin içine sscb’den kaçmış soylu bazı ruslar da giriyor ve nedense onlar da aynı şeyi istiyor. ama neden istiyor ve neden bunlar derin ingiltere devletiyle birlikte çalışıyorlar, içten içe hadi istiyorlar diyelim, ama derin ingiltere devletinin onları haberdar etmesi için bir sebep yok ki? ne operasyon yapacaksan kendin yap.

ayrıca thomas neden bunlarla çalışıyor. zaten karun gibi zengin artık, bu saçma işlere girmesine gerek yok. neden en başta rusun biri gelip bunlarla uğraşıyor, neden onu öldürüyorlar.

en kötü bağlanan bölüm de sezon finaliydi.

sonunda da bahsi geçen treni peaky’ler kendileri kaldırıp kendileri patlatıyorlar. bu bu kadar kolaydı da niye bu kadar uzadı?

mücevher olayı nerden çıktı, ve en son aşamada neden thomas mücevherleri çıkarmak için o kadar debelendi. halbuki çocuğun pederde olduğu ortaya çıkmıştı, michael gidip öldürene kadar thomas gidip öldürürdü, treni patlatmaya da gerek kalmazdı, mücevherler için bu kadar aceleye de gerek kalmazdı.

michael o eve nasıl öyle elini kolunu sallayarak girdi, nasıl pederin yüzüne dayadığı silahı ateşleyemedi ve dayak yedi.

sonunda hepsi niye tutuklandı da thomas’a hiç bir nane olmadı. final bölümün final kısmı özellikle kötüydü. yani thomas her birinin tutuklanacağını biliyor, gene de bi saat nutuk atıyor, yorum yapıyor, para dağıtıyor. duygusallık kasıyor. ben neysem neyim falan. ee, sonunda hepsi tutuklandı, paraları geri aldı. böyle saçmalık mı olur?

o düşes o kuyumcuyu niye öldürdü, kuyumcunun ne suçu vardı?

tren patlamasını da duyduk, ama göremedik. üç kuruşa kıyamamış adamlar.

yani hepsi birbirinden kopuk olaylar. yani çoğu olay bir şeye bağlanmadı. bağlanan da saçma bağlandı. bütün başarılı atmosferine ve hakkını veren dönem dizisi mantığına rağmen dizi, senaryoda acayip tökezliyor. hikaye açısından 3. sezon için çok rahatlıkla gördüğüm en kötü ve en amatör dizi diyebilirim. ilk iki sezon daha iyiydi.

boardwalk empire ile karşılaştırmamak ise imkansız. dizi boyunca aklımdan çikmadı. bir kere birebir aynı mantık üzerinden ilerliyor. işadamı, gangster bir adamın büyümesi ve bir yandan saygın olarak görünürken aslında mafya olması. italyan, yahudi ve irish mafyaların çekişmesi, ve aynı anda da toplumda ortaya çıkan sosyal dönüşümler, kadın hakları, ırkçılık, ayırımcılık, ira ingiltere savaşı ve ana kahramanın bu konularda zamanın çok ilerisinde önyargısız ve progressive tavrı.

fakat bunların dozu kesinlikle tutmuyor. orada nucky, ne olursa olsun, işler çamura da batsa sakin ve asil bir işadamını yüzeyde oynamayı başarıyor, mafya işine bizzat neredeyse girmiyordu, ne mal olduğunu seyirci dışında sadece bilenler biliyordu. burada adamlar malikanede yaşıyor, sonra açıktan açığa gidip bar basıyor, adam öldürüyorlar. herkes de tanıyor. bu nasıl mafya, nasıl işadamı, bu ne rahatlık. bütün dizi böyle geçti, bir kişi gelip siz suçlusunuz demedi, sanki kamufle olmak gibi bir dertleri varmış gibi.

bir de dönem dizisi olarak çekimleri, kostümleri, brummie şiveleri özellikle çok iyi. fakat boardwalk empire’ın bu konuda da üstüne çıkamıyor, ki zaten herhangi bir dizinin ya da filmin dönem anlatırken be’nin üzerine çıkabileceğini artık sanmıyorum, herifler manuel araba sileceği bile koymuşlardı ya, eski moda mayolar, ayak destekleri, çiğ süt, savaştan dönen adama maskeli gözlük vs vs, sırf o dönemde vardı diye, resmen o dönemi yaşadık yani. ve kadro da çok daha genişti, her telden her türden kesimi görüyorduk, sosyal gelişmeleri zaman içerisinde yaşadık, nucky fötr şapkadan hasır şapkaya geçti zamanla. bu konuda da yarışamaz açıkçası. şimdi durup dururken be’den bahsetmeye belki gerek yok diyeceksiniz, ama rol model olarak o dizinin alındığı o kadar belli ki, peaky blinders için ingiltere’nin be’ye cevabı falan diye bile bahsediliyor. diziyi seyrederken de karşılaştırmamak imkansız.

her neyse. üç sezonun ardından benim teorim bu dizinin sona erdiği yönünde. her ne kadar puanları iyi, çok seyrediliyor falan dense de bu kadar absürt bir sonlandırma girişimi, ve masraftan kaçma olayı ancak dizi devam etmeyecekse olur. başarısız oldu denmesin diye hala çekilecekmiş gibi yapıyorlar.